Şubat 24, 2010

Burası Türkiye !

Devletin birlik ve beraberliğini korumakla yükümlü kişiler, Hükümeti indirmek amacıyla illegal örgüt kurup illegal faaliyetler planlıyorlar. Burası Türkiye bunlar bu ülkede gayet normal sayılıyor. AMA bu ülkede bu suçları işleyen malum şahıslar gözaltına alınınca anormal sayılıyor. Neden? Cevabı basit "Burası Türkiye"...!
Bir zat-ı muhterem(!) terörist başını idam sehpasından indirip kral dairesine koyulmasının yolunu açıyor,bugün neden asmıyorsunuz diye hesap sorma cürretini gösteriyor, hesap sorabiliyor. Tabii sorabilir ne de olsa Burası Türkiye!
Terörist başını Kenya'dan getirdiği için kahraman olan paşa yukarıda saydığım suçları işleyen örgütün üyesi olmakla suçlanıyor nitekim aynı örgüt PKK ile de işbirliği yapabiliyor. Bunlar çok doğal geliyor çünkü Burası Türkiye...!
Meclis'in bir düşmanı var o da Terör örgütü, ama bir de Meclis'in içinde bir grup var; o düşmanın sempatizanı. Meclis devletin resmi karar mercii'dir. karar mercii'nin resmen düşman ilan ettiğine aynı meclisin bir grubu destek vermek de hatta sözcüsü gibi hareket etmekte buna şaşırmayız ne de olsa "Burası Türkiye"...
Türk halkının seçtiği bir vekil uluslarası bir Meclisin başkanı seçiliyor, yine Türk halkının seçtiği vekillerin destek vermesi gerekirken biri oy kullanmıyor diğeri ret oyu kullanıyor. Bunun örneğini de sadece Türkiye'de görebiliriz zaten.
Bu ülkede işsizlik eleştirilir, bu eleştiriyi de basın yapar ama hiç kendi bünyelerindeki gazetelerin seri ilanlarına bakmayı akıl etmezler baksalar her gazetede yüzlerce iş, tüm gazetelerde bir günde en az bin farklı iş ilanı vardır. Bu eleştiriyi yaparken utanmazlar, bu ülkenin iş değil mesleksizlik problemi var. Meslek liselerinin Üniversite yolu basınında hazırladığı zeminle 28 Şubat süreci neticesinde kesilir. Haliyle bu ülkenin gençleri meslek liselerini değil düz lise statüsündeki okulları tercih eder. Bir zamanlar sınavla öğrenci alan okullar kayıt karşılığında promosyon dağıtımı yapan, günümüzde de en düşük ilköğretim puanına sahip öğrencilerin gönderildiği tabir-i caizse 'atıl' durumdaki okullar olmuşlardır.
Durum böyle olunca düz liselerde öğrenciler yığılmıştır. Üniversiteye girişte de yetersiz kontenjanlı sınav yapılması nedeniyle bu ülkede mesleksiz haliyle de işsiz gençler yığılmıştır. İşsizliği eleştiren basın meslek liselerine uygulanan adaletsizliği düzeltmeye gayret edenleri de ağır bir dille eleştirmektedir. Zaten bu da "Burası Türkiye" dedirten bir olaydır, başka demokrasilerde başka ülkelerde yaşanmaz...
Bu ülkede 'Haydi Kızlar Okula' diye kampanyalar düzenlenir desteklenir. Kızlar hazırlanır, sevinçle mutlulukla okulun önüne gelirler ama sen okula giremezsin denir, ee hani 'Haydi Kızlar Okula' diyordunuz neden geleni çeviriyorsunuz, başınız açık değil diye. Böyle bir çifte standart da sadece "Bu Ülkede" yaşanır zaten...
Bu ülkede halkın oyu ile göreve gelenlere 11 kişi engel olabiliyor, bir kişi açıkça tehdit edebiliyor. Halkın tamamına yakınının istediği katsayı zulmunun bitirilmesine adalet sağlamakla görevli kişiler engel olmaktadır. Başörtü yasağı uygulamasının kaldırılması kararını da " kamu yararı" görülmemiştir diye iptal edenler yine halkın arzusunu görmezden gelmişlerdir.
Gayet normal bunlar değil mi?
Ne de olsa "BURASI TÜRKİYE"

Hiç yorum yok: