Benim çocukluğumda bizim evde dâhil olmak çevremdeki birçok hatta hemen hemen her evde haber izlemeye TGRT Haber’le başlanır, ilerleyen vakitlerde Ahmet Hakan Coşkun’un sunumuyla KANAL 7 Haber’e kilitlenilirdi. Ahmet Hakan; bizim için haklının sesi olarak görülürdü. Ta ki AH’ın kartel medyası tarafından alçakça eleştirilmesinin hatta daha da öteye gidilip hakaret edilmesinin Kanal 7 Haber izleyicilerini üzdüğü dönemde AH’ın savunduğu değerleri terk edip kendisine hakaret edenlerin tarafına geçene kadar.
AH, ne oldu da saf değiştirdi?
Haklının sesi AH, nasıl oldu da zalimin kılıcı oldu. Kendisi de bir İHL mezunu olarak bilir ki zulme göz yuman zalimdir. Mazlumun sevilen yüzü, haklının duyulan sesi AH, niye zalim olmayı tercih etti. Bu tercihin sebebi para ise para; davanın karşısında kâğıt parçasından başka bir şey değildi. Yok, para değil de ölümle tehdit edilme ise ölüm; dava yolunda Peygamber ocağında şahadet şerbeti içmedir, şahadetin hediyesi CENNET’TİR. AH Coşkun sana Cennet’e karşılık ne vaat ettiler de saf değiştirdin. Unutma ki vaat ettikleri Cennet nimetlerinin ancak gölgesidir.
AH Coşkun, bir konuya da değinmeden de geçemeyeceğim; 1983 Çanakkale İHL mezunu olduğun Türkiye’de herkesçe bilinir ve bir İHL mensubu nasılsa bini de aynıdır, anlayışı var olduğundan İHL mensubu olmaktan utanıyorum. AH Coşkun, çünkü sen görünen yüz olduğun için sözüm ona İHL mensuplarını temsil ediyorsun ya, işte bu yüzden utanıyorum. Bunun neyinden utanıyorsun diyecek olursan; sen bir kukla ama ben asla kukla olmam... Sen beni (edemezsin de) temsil ediyorsun ya, İHL mensubunun biri neyse bini de öyle ya…
AH Coşkun, utanıyorum seninle aynı sıfatı (İHL mensubu sıfatı) taşımaktan….
NOT: bu yazı 10 ocak 2008 tarihinde yazılmıştır, notlarım arasında buldum ve son günlerde AH'ın yazılarından tiksindiğim için yayınlamayı uygun gördüm...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder